Uzun bir aradan sonra Kenya’da yolla iki kişi devam. Hoşgeldin Esra Alkan

Gürkan Genç tarafından 5 sene önce yayımlandı
9 dakikada okuyabilirsiniz

Farklı bir serüvenden sonra tekrar bisikletimin yanına Kenya Nairobi’ye dönüyorum.  Ve yeni bir serüven başlıyor. Yahu bu aktarmalı uçuşlar valla çok yoruyor.  Ayrıca hala Etiyopya Kenya arası yapılan yolun ağrıları sızıları tam geçmedi.

Aylar önce Esra Alkan bir mesaj attı. Gürkan Afrika da pedallamaya yanına gelmek istiyorum. Esra’yı Türkiye de yaptığı  turlardan tanıyorum. Enes Şensoy ve Funda Ulutürk’den de bir olurunu aldım “yahu yapabilir mi? yoksa yapamaz mı?”  ikisi de yapar güçlü kadın diyince de davet ettim. Aynı gün o Türkiye’den ben de Umman’dan Kenya Nairobi’ye varıyoruz.  Havalimanın da buluştuk.  Kenya’dan ayrılmadan önce kaldığım Villa Rock Falls Guest House a gittik.  O gün Büyük Elçiliğimizde 29 Ekim resepsiyonu da vardı. Eşyalarımızı bırakıp sonrasında da birlikte resepsiyona katıldık.

Birlikte pedallamadan önce 5 gün kadar Nairobi de vakit geçirdik. Kenya bisiklet federasyonuna kayıtlı bisikletçilerle buluşup bisiklete bindim.  Büyükelçimiz hepimizi Büyükelçilikte misafir etti.  Arkadaşlara neler yaptığımı ve yapacağımı anlattım. Peki, bu tur bittikten sonra ne olacak? Sorusu burda da yöneltildi

Bu soruyu cevaplarken hep gülüyorum. Aklıma Aralık 2010 geliyor Güney Kore de çadırın içinde -5 derece şu sözleri söylemiştim “ İmkanım olursa dünyanın tamamını gezerim” .  Dünya turum bittiğinde eğer Türk halkı beni desteklerse Türkiye’nin Spor bakanı olmak istiyorum. Tabi ki bu büyük bir hayal O kadar insan varken neden beni seçsinler di mi? Bu yüzden B planımda hazır : ) .

Bir gün Nilay adında bir takipçi mesaj attı. “Gürkan Nairobi’de yim zamanın olursa tanışalım” Zaman çok gidip tanıştık.  2012 den önce bankacıymış. İşi bırkamış ve Dünyayı gezmeye başlamış. Yolda hayat arkadaşı ile de tanışmış. Okullarda öğretmenlik yaparak yoluna devam ediyor . Muhteşem tecrübeleri olduğuna inandığım bir Kadın Nilay. Şu da web sitesi

Nairobi’de ulusal müzeye giriş kişi başı 25$ civarındaydı oha diyip bileti alıp gezdik.  Ülkede bulunan kuş popilasyonunu anlatan odaya Esra’da bende hayran kaldık. Bölgede amma çok kuş varmış. Bir dünya haritası üzerinde, verici taktıkları kuşların en fazla nereye kadar uçtuklarını gösteren bir bölüm de yapmışlar. Kuşlardan biri Kenya’dan çıkıp ta Sibirya Yakutistan yakınlarına kadar gitmiş.  Yuh dedim fakat sonrada gülümsedim. Valla onun işi benimkinden kolay. Müzede ki diğer ilgi çeki bölümde arkeologların on binlerce yıl önceye ait insan kemiklerini sergiledikleri salondu. 20.000 yıllık insan kafatası vardı. Yakın bir tarihte en eski insan bedenini Güney Afrika’da buldular.  Onu da görmeye gideceğim inşallah.

Nairobi de kaldığımız bir günümüzü de şehirde çalışan ve uzun süredir seyahatimi takip eden Erkan ile birlikte geçirdik. Kenya da bulunan Seraların plastik kaplamalarını Türkiye’den tedarik ediyor. Bu konuda bölgedeki pazarı İsraillilerle birlikte kapatmış durumdalar.

Etiyopya’da tanıştığım Janic ve Pierre şuanda Kenya’nın batısında pedallıyor. Onların olduğu tarafa gitmeyi düşündüm sonra oradan Uganda Ruwanda yaparız dedim.  Fakat sonrasında bu düşünceden vaz geçtim.  O yol Esra için zor olabilir ve bir yerde isyan edebilirdi. Önce kendisi ile bir yol yapmak lazım.

Daha önceki yazımda dediğim gibi Kenya düzlüklerinde kamp alanları bulmak mümkün bu kamp alanlarına 300 Shling ile 500 shling arası bir ücret ödeniyor. Hepsinde duş ve tuvalet ayrıca restoran var.  Tanzaya sınırına giden güney yolu Masi Mara’nın en doğusundan geçiyordu. Yani tam sınırından geçiyorum. Gideceğimiz ara yollarda Turistlik atraksiyonların olduğu bölgeler değil.  Kabilelerden biri belki bizi davet eder dedim fakat istediğim gibi olmadı durum.  Bir gün kamp kurmak için aralarda bir alanda köye girdik. Çitlerle çevrilmiş köy evindeki çocukla breni görünce kaçtılar. Yaşlı teyze ise alandan dışarı çıkmamı isteyip beni kovdu. Alanın dışında “teyze hele bir gel” diyip de yanıma çağırdım. Esra’yı görünce biraz yumuşadı.  Bir kadının benle birlikte seyahat etmesinin biri iki avantajından biri de toplumun bana karşı daha farklı bir pencereden bakması.  O dakikadan sonra Esra’nın karşısında ki  kadına orada çadır kurup uyumak istediğimizi vücut dilimle anlatmaya çalıştım. Benden sonra da aynı şeyi Esra yaptı. Esra yaptıktan sonra bölgede ki diğer evlerden birinden yardım çağırması için çocuklardan birini gönderdi. Bu konuştuğumuz teyzenin kızı da çıkıp geldi.  Esra durumdan istifade çaktırmadan cep telefonu ile teyzenin ve diğerlerinin fotoğraflarını çekip duruyor. Fark etseler kızacaklar, bir şeyler demeye başlayacaklar veya para isteyecekler. Bu yüzden bu tarz bölgelerde işimi görünceye kadar artık elimi ne fotoğraf makinama ne de diğer cihazlara atıyorum. Esra’ya da karışmak istemiyorum 1 aylık bir seyahati var ve o anları yakalamak istiyor. Fotoğraf konusunda bir şey derlerse  zaten çekip gideceğim. Yardıma gelen kız çat pat İngilizce biliyordu. Evin resi burada değil bu yüzden kalmanıza biz izin vermeyiz. Eğer beklerseniz  geldiğinde konuşursunuz da diyince ben o noktada kalmaktan vazgeçtim ve tekrar yola çıktık. 2 km sonra bir yapının hemen yanı başında bir yerde kamp atacak bir yer buldum. Yapı oldukça iyidi belli ki zengin birinin. Yapının hemen arka tarafında Masililerin bir başka köyü var. Orada konaklayabilmemiz için Arkada ki masai köyünde kalan adam bizden bir miktar para istedi 2 dolar kadar verdim hemen  ve çadırlarımızı oraya kurmak için tam yollanacağız.  Esra’da soru

–          Gürkan duş var mı acaba bir sorsana?

Masai bölgesinde adamların köyünün yanına kamp atıyoruz Esra da masaili ye Duş var mı yok mu sormamı isteyince benim sinirim bozuldu gülmeye başladım.

–          Ne duşu la? İyi misin?

–          Yahu ne bilim belki vardır

Sanırım Esra o an yandaki yapının içine gireceğimizi sandı veya arka tarafta bu adamın köyünde kalacağımızı. O yüzden böyle bir soru sordu : )

Ertesi gün yola çıktıktan bir iki kilometre sonra  Masaililerin Hayvan pazarına denk geldik.  Tabiki hemen o Pazar alanına daldık. Meraklı gözler ikimizin üzerindeydi. Bisikleti bir köşeye koyduk. Esra ya bisikletlerin başında beklemesini söyledim ve etrafta bir video çekmeye başladım.  Döndüğümdeyse Esra’nın bir dolu kankası olmuştu. Tarzanca sohbet  halindeydiler.

Masaili olup da küçüp baş veya büyük baş hayvanı olmayan birinin var olduğunu sanmıyorum.  Her ailenin sanırım en az 10 adet büyük baş hayvanı var.  Bölgede Büyükbaş hayvanı olmayan Masaili ye zaten kız vermiyorlar. Evlenemiyon evde kalıyorsun. En az 10 adet büyük  baş hayvan vermen lazım. Etiyopya ve Kenya pedalladığım süre zarfında dikkatimi çeken bir başka konuda hayvanlara suni yem vermemeleri oldu.  Bu yüzden inek etinin de tavuk etinin de tadı çok güzel. Yumurtayı kırıyorsun yumurtanın sarısı göz alıcı. Hayvancılık  görüldüğü kadarı ile çok iyi fakat kendileri iyi olduklarının farkında değiller veya farkındalar fakat bu hayvanları birileri ucuza alıyor fazla para vermiyorlar. Koçun fiyatı  45 dolara denk geliyor. Kenya da dikkatimi çeken başka bir konu ülkede At olmaması.  Bir gün bir guest house un restoranın da dinleniyoruz.

–          Yahu ülkede hiç at görmedim. Ne kadar ilginç

–          Denk gelmemişizdir.

–          Olur mu Esra Kuzey de de hiç görmemiştim Güneyde de hiç yok. Bir sebebi olmalı. Dur bakim şu adama bir sorayım

–          Pardon  bir şeyi merak ettik öğrenmek istiyoruz ülkenizde hiç at görmedik.  Nedeni nedir?

 

Bir gülüsemeden sonra cevap veriyor

–          Kenya bir atın değeri 15000$ bu ülkede at alacak kadar zengin bir yerli yok. Hakikaten birinin atı varsa inanın ki o kişi çok zengindir.

Etiyopya da da çocuklar at sırtında büyüyordu. Komşu da var bunlarda yok. Etiyopya da da Turizm yapacak vahşi hayvan alanı yoktu mesela. Kenya gibi ulusal parkları çok olan bir ülke değildi Etiyopya da.

Sınır geçişi yapacağımız alan henüz inşaat halinde.  İşlemleri yapmak için alana geldiğimizde satıcılar hemen üstümüze atladı.. My friend de my friend.  Güya  yardım etme ayağana yatıp. İşte önce şu binaya oradan şuraya sonra ben sizi götürürüm merak etmeyin ayakları.

Baktım böyle başımızdan ayrılmıyor. Döndüm herife

–          Look at me Hele my Friend (bana bak hele arkadaşım)  : ).. Şimdi böyle misafirperverliğinden  yardım ediyorsan ayağı var gibi, sağol. Ama bu yerleri gösterip sonrasında benden para istersen.  1 shiling bile vermem sana söyleyeyim.  Bu yüzden bu arkadaşça muhabbet ayaklarını şirin gözükme ayaklarını geçelim.

Böyle diyince hemen yanımdan uzaklaştı.  Bizde rahat bir şekilde  Tanzaya tarafına geçtik

Kenya Fotoğrafları 

Gürkan Genç'e Destek Vermek İstiyorum!