• 9 Mayıs 2021

Bisikletle dünya turuna kaldığım yerden devam etmeden önceki günler…

Bisikletle dünya turuna kaldığım yerden devam etmeden önceki günler…

Bisikletle dünya turuna kaldığım yerden devam etmeden önceki günler… 1024 768 Gürkan Genç

Şili’de 9 ay geçirdikten sonra Kolombiya’ya Bogota’ya Hamdi Kösem’in evine geri döndüm. (Şili’ye bir haftalığına gitmiştim ülkeye girdikten sonra sınırlar 9 ay kapatıldı ve 5 ay da sokğa çıkma yasağı oldu. Bu da ayrı bir macera ve anlatacak çok şey var)

Yola çıkacağım günü bilmeden Bogota’’da Hamdi’nin evinde günler günleri kovaladı durdu. Sebebi ise ortada bir bisikletin olmaması. Bisiklet en son İstanbul’a varmıştı fakat parçaları toplanmamıştı. Ama öyle ama böyle derken Kolombiya Bogota’da iki buçuk ay daha bisikleti bekledim.

Peki Kolombiya’da neler yaptım? 9 ay boyunca covid’e yakalanmadığım Şili Santiago’da, Kolombiya’ya geldikten 12 gün sonra covid olduğumu öğrenmiştim. Sadece ben değil Hamdi de covid olmuştu. Peki ama nasıl? Şimdi; Şili – Kolombiya uçuşu gerçekleştirmiştim (Şili’den Kolombiya’ya uçak ne alaka diyen yeni okuyucular olabilir, bir önceki yazıyı okuyunuz). Hamdi Kösem de Kolombiya – Miami uçuşunu aynı dönemde gerçekleştirmişti. Uçakta mı kapmıştık? Kaptıysa kim kaptı? İşte bu belli değil. İkimizin görüştüğü sadece Ali vardı. O da test yaptırmadı. Biz de hasta olmadığımız için test yaptırmamıştık! Hamdi’nin kız arkadaşının evine gidecektik ve evde yaşlılar vardı. Ne olur ne olmaz diyip test yaptıralım dedik ve sonuç pozitif çıktı. Hamdi’nin kız arkadaşı negatif ve Ali’de de herhangi bir hastalık belirtisi yoktu. Eee, yapacak bir şey yok, kendimizi 14 gün eve kapadık.

Bu arada testi yaptırdığımız gün, 3.000 metre irtifada 120 km bisiklet sürmüş, o haftayı da hep böyle bisiklet üstünde geçmişti. Yahu zaten karantina süresince de binememiştik, üstüne bir anda bu da patladı mı? Evden dışarı çıkamıyoruz. 14 gün boyunca Hamdi ile evde arada bir playstation attık, Netflix’de film seyrettik falan filan sonrasında teste bir daha gittik negatif çıktı. Bu arada 14 gün boyunca nasıldık? Hayatımda osurmadığım kadar osurdum. Bu ne arkadaş, bu nasıl iştir? Osur osur artık göt deliğim yırtıldı yırtılacak. Doktorum Leman’a telefonda diyorum, “Götü kaybedeceğiz durum bu” diye, sürekli gülüyor. Yahu ciddiyim, yediklerimiz aynı, bir değişiklik yok. İshal falan olmadım ama sürekli osuruyorum. Neyse, 12. günde azaldı da kurtuldum. Negatif çıktığının ertesi günü, “Hadi Hamdi Calera tırmanışını yapıyoruz” dedim.

Calera tırmanışı Kolombiya’daki en meşhur tırmanış. 7 km, %10 eğimde şehrin içinde 2.690 metreden başlayıp 3.100 metrede bitiyor ve benim bu yokuşu en hızlı tırmanışım yarış bisikleti Kron RC3000 ile 27 dakika. Buranın rekoru ise 14 dakika. Bu kişiler tabi insan değiller. Neyse covid sonrası Hamdi ile bu yokuşu pedalladık. Lan zirveye geldik bir başım dönüyor öyle böyle değil.

–      Hamdi başım dönüyor.

–      Abi benim de başım dönüyor, oturmasaydım düşebilirdim. Ayrıca ciğerlerim bitmiş. Yokuşu çıkarken mola vermek zorunda kaldım.

Normalde bu yokuşu çıkarken mola vermiyoruz. Fakat bu sefer ben de mola vermeyi bir an için aklımdan geçirdim, bacaklarım çalışmıyor. Covid19, 14 gün boyunca bilenen etkilerini göstermemişti fakat şu an nasıl bir hasar verdiğini biraz gördük. İlerleyen günlerde de hem Hamdi hem de bende baş ağrıları periyodik aralıklarda baş gösterdi. Bir migren ağrısı gibi olmasa da süresi oldukça uzun. Öte yandan ayda bir kere de ilginç bir üşüme geliyor. Hipodermi üşümesi gibi, yani uyku tulumumun içine girsem bile bir türlü bedeni ısıtamıyorum. 2-3 saat içinde de geçiyor. Bu süre zarfında nabzım ve tansiyon değerlerim de oldukça iyi. Onları da hep kontrol ederim. Kolombiya’da covid olduğumuzda bizimle ne ilgilenen oldu, ne ilaç kullandık, ne de yakın bir gelecekte aşı olacağımı hiç sanmıyorum, hayırlısı artık.

Bogota’nın bisikletle dünya turumda hatıralarda kalacak en büyük olaylarından biri de Mine Pöge ile birlikte 2017 yılından beri üzerinde çalıştığımız çocuk kitaplarının Ephesus yayınlarından satışa çıkması oldu. Off ne uzun bir serüvendi. Fakat her bir gününe, yılına değdi. Hakikaten çok uğraştık, çok çalıştık. Kitapları kaç defa okuduğumuzu artık hatırlamıyorum. Bitirdiğimizde suratımda aptalca bir gülümseme vardı. Eh birilerine okutup fikirlerini almamız lazımdı. Kitabı yazarken Mine’nin kızı Ada Pöge bize çok yardımcı olmuş, fikirlerini söylemişti. Yahu 8 yaşındaydı kız bu kitaba başladığımızda, haha. Rahmetli babama göndermiştim  “Baba kitaplar bitti oku bakalım beğenecek misin?” Annem ve babam kitapları çok sevmişlerdi. Çok isterdim bu kitapları babam vefat etmeden bastırmayı. Yayınlanması için çok ama çok uğraştık. Hiçbir yayınevi bize istediklerimizi vermedi, veya veremedi ya da hiç geri dönüş yapmadılar. Ephesus Yayınevi de kabul etmeyenler arasındaydı. O zamanlar babamın hastalığından dolayı Türkiye’de bulunuyordum. Babam çok hastaydı ve sonu biliyorduk. Bu yüzden kitap halinde görmesini çok istiyordum. 🙁

–      Baba çok uğraştık ama olmadı kimse istediklerimizi vermiyor.

–      Hayatta hiçbir zaman isteklerinden ödün verme Gika. İstediklerinizi veren çıktığı zaman yayınlatırsın, acele etme. Ben sana güveniyorum. Zamanı geldiğinde o kitap çok kişi tarafından okunur.

Babam işte, öğrettikleri dedikleri hep aklımdadır, hep. Biz de kitapları bilgisayarlarımızın ücra köşelerinde bir yerlere koyduk. Aradan bir yıl geçtikten sonra Ephesus Yayıları geri dönüş yapıp kitapları basmak istediğini söyledi. Ben de şartları tekrar değiştirdim, ona rağmen kabul ettiler. Mutluydum, Mine ile yazdığımız 4 serilik “Demir Atlım Adam” hikayeleri basılacaktı ama aynı gün hüngür hüngür dakikalarca ağlamıştım. Dedim ya keşke babam da bu kitapları eline alıp “Afferin Gika” deseydi iyi olurdu, ama olmadı. 15 Ocak 2021 tarihinde kitaplar okuyucularla buluşmayı başardı. Yaklaşık 8.400 kitaplık satış rakamına da 4 ayda ulaştı ve birinci baskı bitti. Gazete, TV veya reklam panolarında gösterilmeden sadece sosyal medya hesapları ile bu rakama ulaşıldı. Umarım gelecekte daha çok çocuğa ulaşır ve hayallerine ortak olur bu eser. Bizler nasıl olsa göçüp gideceğiz…(Kitapları şu sitelerden alabilirsiniz)

Hamdi’nin evinde kalıyorum. Sağolsun 1,5 ay pandemi öncesi, 3 ay pandemi sonrası evinde misafir etti. Evin mutfak gelirine hep ortak oldum. Hamdi kardeşim gibi oldu uzun süre birlikte olunca, hakikaten çok candan iyi niyetli bir genç.

Mütevazi de bir adam. Neredeyse tüm dünyayı gezmiş sırt çantası ile, sormazsan söylemez nereleri gezdiğini, neler yaptığını. Böyle geziler yapmaya karar verdiğinde, 2010 yılında benim blog sayfası çıkmış karşısına. O zamandan beri de takip edermiş. Sonrasında kendisi de dünyayı turlamış. Birbirimizin doğum günlerini de bu pandemi sürecinde iki defa kutlayabildik. 15 ocak 2021 tarihinde bana çok güzel bir doğum günü hazırlayıp üstüne hediye verdi.

Bu hediyeyi de 3 kişi ortak almışlar. Arjantin’de yaşan ve arkadaşlarım olan Umut ve Nihan çifti ile birlikte konuşup benim yolda kullanabileceğim bir hediye almayı planlamışlar fakat Hamdi kestirememiş bu süre zarfında neye ihtiyacım olduğunu. Şili’den Kolombiya’ya döndüğümde Hamdi’nin de ABD’ye gideceğini öğrendim ve hemen “Hamdi Şili’de GoPro’yu bozdum bana bir tane yeni model GoPro alır mısın gittiğinde, ben parasını 10 Ocak’da veririm” demiştim. Evet Hamdi, Umut ve Nihan bana GoPro9 almışlardı. Ocak 10 geldiğinde de o parayı benden almadılar ve böyle güzel bir hediye vermiş oldular. İnternet sayfama gelen destek paraları ile hem GoPro hem de diğer bir çok ekipmanıma yedek parça koruma almıştım, onların hepsi de 15 ocak tarihinde Amazon ile birlikte kapıya kadar teslim edilmişti. 15 Ocak 2021 tarihi de aynen bir önceki yıl olduğu gibi benim için unutulmaz bir tarih oldu.

O günden bir ay sonra bisikletle dünya turuna devam edeceğim yeni bisikletim Kron GG1 (benim kendisine koyduğum ad da ‘Temur’, Moğolca, Demir demektir) de geldi. Ortlieb çanta firması ve The North Face firması da yeni ürünlerini göndermişlerdi. Pandemi her alanda olduğu gibi benim de yol alış şeklimde büyük bir değişiklik yaptı.

Kolombiya Bogota ve Şili Santiago şehirlerinde çok uzun süreler konakladım. Şili Santiago, artık Ankara benim için neyse, öyle bir durumda, o kadar iyi biliyor ve şehri seviyorum ki bir gün yurtdışında büyük bir şehirde yaşarsam orası burası olur. Latin Amerika ülkesi, insanları güzel, doğası güzel, insan sayısı az, bisiklet yolları için kanunları var, sevdiğim dostlar insanlar var. Başka ne olsun di mi? Bunun dışında Bogota’nın özellikle çevresi bence oldukça güzel, burayı da çok seviyorum. Ayrıca bisiklet yolu ile beni kalpten vuran bir şehirdir Bogota. 2021 yılında 660 kilometre bisiklet yolu ile dünyadaki başkentler arasında en büyük bisiklet ağına sahip olan ikinci başkenttir Bogota. Birincisi kimdir diye soracak olursanız tabi ki Çin, Pekin.  Öyle bizim Hatay’daki dünyanın en uzun bisiklet yollarına benzemez bu işler.

Şimdi Bogota’da oldu iki bisiklet. Biri Kron RC 3000 yol bisikleti diğeri KRON GG1 tur bisikleti. Başladık bisikletin test sürüşlerine. Bu arada Bogota’da haftasonları Ali, Hamdi ve ben sürekli yol bisikletleri ile antremana çıkıyoruz. 200 km barajını geçtik, 2.000 metre tırmanış barajını geçtik. Her hafta sonu kendimize farklı bir rota çıkartıyorduk. Hafta içleri de Ali ile ben başka rotalara gidiyorduk. Kondisyonu az buçuk toparlamayı başarmıştım. Evet, bir tur bisikletçisiyim yavaş giderim, gezerek giderim acelem yoktur fakat bunun yanında kolay kolay yorulmam, dayanıklıyımdır, kondisyonum ve ciğer kapasitem oldukça yüksek, dinlenik nabzım düşüktür. Yani aslında bir sporcu performası ile saatlerce pedal çevirir, çadırda kalır, yemek yaparım. Bu antremanları çok az yeni tur bisikletimle yapıyordum, o da test amaçlı. Bisikletin her şeyi değişti, dişlilerinden çanta düzenine kadar. Peki taşıdığım eşyalarda adet değişikliği oldu mu? Hayır olmadı. Kıyafet sayısında bir azalma veya artış olmadı. Onları da yeniledim. Hepsini ekipman bölümünden okuyabilirsiniz. Şimdi tura çıktığımda diğer bisiklete ne olacak peki? Ülkeye mi göndereceğim? Yoksa burada birine mi hediye edeceğim veya satacağım? Hiçbiri. Kron Rc3000 burada, Kolombiya’da Hamdi’nin veya Ali’nin evinde duracak, arada bir Kolombiya’ya geri döneceğim bir sebepten dolayı. Sadece Kolombiya’ya değil aynı şekilde Şili’ye de döneceğim. Bu arada yoluma devam edeceğim. Peki neler oluyor? Anlatacağım…

Başkent Bogota ve çevresinde gitmekten keyif aldığım çok yer oldu. Belki de bu bisikletle yaptığımız geziler bu şehri bu kadar sevmeme neden oldu tam bilmiyorum. Mesela Egan Bernard adında genç bisikletçileri var, 2019 yılında Fransa Bisiklet Turu şampiyonu oldu bu genç Kolombiyalı. 2019 yılı öncesinde de ülkede bisiklet sporu çok ciddi bir noktadaydı fakat bu çocuğun Fransa turu şampiyonu olmasıyla ülkede bisiklet sporu boyut değiştirdi. Nasıl mı?

  • Bisiklet ulusal spor ilan edildi.
  • Bisiklete vergi indirimi oldu.
  • Devlet tüm bisiklet takımlarına %50 sponsor oldu.
  • Bisiklet kadın sporcu sayısı arttı.
  • Kıtalar arası bisiklet kadın takımı kuruldu.
  • Tüm ülkede bisiklet yolu ağı %40 büyüdü.
  • Başken Bogota’da bisiklet yolu ağı 660 kilometreye çıkarıldı, büyümeye de devam ediyor. Bisiklet yolu ağına sahip dünyanın en büyük ikinci başkenti. Avrupa’daki tüm ülkelerin başkentini de geçmiş durumda.
  • Bir özel takım gibi devletin desteklediği bir takım kuruldu.
  • Yurtdışında yarışacak milli sporculara özel uçak tahsis edildi.
  • Bisiklet ve bisiklet parçaları pazarı %60 büyüdü.
  • Spor turizmi artarak dünyanın dört bir yanından sporcular yüksek irtifa antremanına Kolombiya’ya gelmeye başladılar.

Yukarıda yazdıklarım şaka gibi değil mi? Bir ülkenin milli sporunu anlık değiştirebilirsin değiştirmelisin de! Örnek veriyorum bizim ülkenin milli sporu nedir? Yağlı Güreş. Yahu hafta sonu hiç arkadaşına der misin:

-Arzu hadi gel 1 kilo yağ döküp bir el ense tutup güreşelim, bakalım kim kimi kündeye getirecek?

Bunu diyemezsin ama gel 100 km bir bisiklet sürelim, sporumuzu icra edelim diyebilirsin. Bunu her vatandaş diyebilir. Milli sporumuzu icra ettik dedirtebilirsin, bu ne kadar önemli.  Buradan deklere ediyorum: “Bir gün ülkemde Spor Bakanı olursam bisikleti milli spor yapacağım!” Bu çalışmaya benden önce girişecek herhangi bir kişi de biline ki bu yazıyı okumuş veya bu yazıyı okuyanlar tarafından yönlendirilmiştir.

Evet bisiklet geldi ve ben yola çıkmaya hazırım. Fakat bu sefer yalnız değilim. Ayça, Melih, Funda, Enes, Ayşe, Peter, Gautier, Nicholas, Engin, Javier’den sonra bu sefer bir hafta kadar Bogota’da birlikte pedal çevirdiğim Ali ile birlikte yola çıkıyoruz. Gideceğimiz yer Quindio, hayırlı bir iş için gidiyoruz…

 

 

 

 

 

 

 

Privacy Preferences

When you visit our website, it may store information through your browser from specific services, usually in the form of cookies. Here you can change your Privacy preferences. It is worth noting that blocking some types of cookies may impact your experience on our website and the services we are able to offer.

Click to enable/disable Google Analytics tracking code.
Click to enable/disable Google Fonts.
Click to enable/disable Google Maps.
Click to enable/disable video embeds.
Web sitemiz, esas olarak 3. taraf hizmetlerinden gelen çerezleri kullanmaktadır. Çerezleri kullanmamızı kabul etmelisiniz.