• ANLIK KONUM Garmin inReach

  • 11 Haziran 2026

Alaska da yangınlar, görünmeyen üsler ve unutulmaz bir sürpriz

Alaska da yangınlar, görünmeyen üsler ve unutulmaz bir sürpriz

Alaska da yangınlar, görünmeyen üsler ve unutulmaz bir sürpriz 1024 683 Gürkan Genç

Fox kasabasına, yani Kutup Dairesi’ne pedalladığım yol ayrımına geri döndüm. Şimdi buradan önce Alaska’nın en büyük şehri Anchorage’a, oradan da aşağıdaki küçük şehir Seward’a geçip yolcu gemisi ile Seattle’a geri döneceğim. Planım bu, bakalım ne kadarını gerçekleştirebileceğim.

Fox kasabasından Fairbanks Şehrine döndüm; şehir dışında bir yere çadır atıp yola devam edeceğim. İlk geldiğim gün şehrin dışında, sotede çadırımı kurup uyuyabileceğim bir yer bulmuştum. O alana geri gittim fakat birkaç evsiz oraya yerleşmiş. Sonra etrafa şöyle bir bakındım ama saklanabileceğim veya gece kimsenin beni rahatsız edemeyeceği bir yer yok. Google map den uydu görüntüsü açıyorum. Şehrin sağında solunda sote gözüken yerlere gidiyorum. Yok her yer evsizler tarafından kapılmış. Uyturucu da kullanan tipler olduğundan pek fazla civarlarında dolanmayıp devam ediyorum. Yapacak bir şey yok, bir otelde kalacağım. Fiyatlara bakıyorum, normalin üstünde; ama işte dediğim gibi yapacak bir şey yok.

* 2010 yılındaki Gürkan Genç olsaydı gider 50 km daha yapar, arazide kalacak bir yer bulurdu. Fakat Kutup dairesinin stresi hala üstümde.

* Ama 4 Nisan 2014’te tırın çarptığı ve ölümden dönen bir Gürkan Genç, uzun zamandır bunu demiyor.

* Yıllardır yoldasın ve artık imkanların var. Eğer ortam müsait değilse güvenli bir şekilde uyu ve yoluna devam et. Çünkü senin yolun çok uzun, görmen gereken yerler ve tanışman gereken insanlar var.

Akşam otelde lobisinde insanlarla biraz sohbet ediyorum. Alaska da yaptıkları turistlik aktiviteleri kendilerinden dinliyor, benim ne yaptığımı öğrendiklerinde de herkes gelip fotoğraf çektiriyor. Üstüne resepsiyondakiler de fotoğraf çektirmek istiyor. Kahvaltı yaparken de kulaktan kulağa hikâye yayılmış. Ünlü biriymiş gibi herkes gelip fotoğraf çektirdi.   Takdir edilmek veya insanların fotoğraf çektirmek istemesi güzel bir olay, ruha iyi geliyor.

Benzinlikte şöyle bir motosiklet aparatı gözüme ilişti… Şehrin içinde yer alan otobüs duraklarının hali de bu şekilde. (Bu konuyu daha önceki yazılarımda sizlerle paylaşmıştım, okuyabilirsiniz.)

Şehirden tam çıkacağım REI dışında birkaç defa gördüğüm bir mağaza vardı. O tam yolumun üstünde dur la şuraya bir gireyim ne varmış “Sportman’s Warehouse” Avcılıkla ilgili çok şey vardıda bir ürün dikkatimi çekti. Biraz inceledim, internetten yorumlara baktım.

-Ulan allah kahretmesin ben bunu nasıl daha önce fark etmedim. Üzerinde taşıyabileceğin, ıkı parmak boyutunda yakıt ve bir adet tablet ile çalışan beline, çantaya ve bisiklete takılabilen sivrisinek cihazı. Arkadaş o kadar bisikletçi yazısı okudum, o kadar insan bu miktiğim yerine gitti. Lan hiç mi kimse bunlardan bahsetmez “Aldık kullandık süper güzel iş görüyor” yok da kimsenin yazdığına denk gelmedim. Aparatları ile falan 100 dolara patlıyor taşınabilir modeli. Hum tamam cihazı öğrendik ileride bu alınacak. Şimdi iş işten geçti boş yere yanımda taşımaya gerek yok. Ama alınacak! Tüh ulan keşke şuraya gelip yukarı çıksaydım.

Alaska Cayır Cayır Yanıyor

Güneye doğru inerken de yangınlar hâlâ devam ediyor. Alaska, Yukon ve British Columbia’nın kuzeyi cayır cayır yanıyor ve hiçbir şey yapamıyorlar. Yangınlar yollara sıçramış ve bazı alanlarda yolun açılmasını bekliyor. Bu alanlardan birinde yangın yolun diğer tarafına sıçramış, sonrasında söndürmeyi başarmışlar; fakat hâlâ dumanları tüttüğünden bisikletlinin geçmesine izin vermiyorlar. 3 km kadar bir kamyonun arkasında geçmeme izin verildi.

Bu arada itfaiye aracındaki görevli, yangın çıkan arazinin büyüklüğüne kâğıt harita üzerinden bakmam için bir harita verdi. Ben de altındaki haritayı da açtım. Sağa sola bakarken girişin yasak olduğu ve büyük çitlerle çevrili bir alan vardı. Yolda girişini görmüştüm ama tabela falan yoktu. “Orası ne acaba?” diye haritaya bakarken, alttaki haritanın üzerinde “Space Force” yazısını gördüm.

– Vay, burada Space Force (Uzay Kuvvetleri) mi var?

– O haritada değil, onun altındaki haritada görebilirsin başlangıç noktasını.

Harita değişti, alt üst falan derken… Oha, iyiymiş! Space Force’un kurulduğunu biliyordum da üslerinin Alaska’da olduğunu bilmiyordum. Zaten Amerika Birleşik Devletleri’nin birbirine sınırı olan eyaletler dışındaki en büyük askeri üssü de bu bölgede bulunuyor. O birliğin yanında da bisiklet sürmek mümkün.  F-22 uçaklarını da kol kola gördüm. 🙂 Bu uçağı ilk Şili Savunma sanayi fuarında gösteri uçuşusunda 2018 yılında seyretmiştim.

ABD’nin”En büyük askeri kampı nerede?” derseniz, o da Teksas’ta bulunuyor; burası da dördüncü sanırım. Alaska ‘da ki gücü şöyle anlatayım: Alaska’daki birliğe “Kanada’yı alın” emri verilse, birlik karayolundan Alaska’dan başlar, Atlantik’ten çıkar tek başına. Sebebi de Kanada’nın bu orduyu durduracak kadar askeri gücünün şu an için bulunmaması.

Bir de dikkat ettiğim bir konu var:

Alaska nüfusu 750.000 kişi.

Alaska’da100.000 lisanslı aktif avcı var.

Kuzeyde ki Aktif asker 20.000

Öte yandan 400.000 kişinin silaha ulaşımı var

Ve tahmini Savaşa hazır 300.000 kişi çıkar deniyor.

Daha işin içine İndianları katmadım.

Silahla bu kadar haşır neşir olan başka bir eyalet insanı daha yok. Sebebi burası Alaska ve bu durum burada çok ama çok normal.

Yanımdan bir yolcu treni geçiyor. Alaska içinde, Seward’a gelen yolcuları kuzeye, Anchorage’a çıkartan tren. Bir turist olarak geldiysen onun daha yukarısına gitmeye gerek yok. Çünkü daha yukarıda hakikaten bir halt yok. Küçük bir-iki kasaba kalmış durumda; o kasabadaki binaların ön cephelerine, turistler için 1800’lü yıllardan kalma göstermelik bir kaplama yapmışlar.

Yoldaki Karşılaşmalar ve Turizmin Durumu

Aşağı inene kadar sadece çok güzel kamp alanları var. Bak, bir tanesinde 3 gün yattım, dinlendim, kitap okudum; başka da bir halt yapmadım. Bu süre zarfında Andrew ve Shelby de beni yakaladılar. Onlar yukarı, Kutup Dairesi’ne de çıkmamışlardı. Hatta yine bu noktaya İtalyan bir çift geldi; bir gün de onlarla birlikte pedalladım.

Bu yolda daha çok bisikletli turist bekliyordum fakat hem Kanadalılar hem de başka birçok devletten insan ABD-Alaska programını değiştirmiş. Karavan park alanlarının sahipleri, uzun yıllardan beri ilk defa işlerinin bu kadar kötü olduğunu söylüyorlardı (Haziran 2025). Sebebi, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı’nın sergilediği dış politika kararları.

Mesela merak ettiğim bir durumdu: Ülkenin turizm bakanının bu bölgedeki turistik aktiviteden haberi var mıydı? İşi sadece “Cruise”, yani gemi ile gelen turistler bazında sınırlandırırsan iyi gözüküyor; en azından birileri için öyle gözüküyor. Fakat turizm dediğimizde çok kalem var. Diğer kalemlerde işi gücü olanlar ne düşünüyor? Çamaşırhane sahibinden lokanta sahibine, benzin istasyonuna kadar konuşa konuşa aşağı kadar indim. Kimsenin yaşanandan dolayı keyfi yoktu. Bir önceki yazımda da dediğim gibi; Amerika’nın dışarıdan farklı, içeriden farklı, temelde çok sıkıntısı olan ve bunlara kısa vadede çözümler de bulamayan bir ülke olduğunu gezerek ve görerek anlamış oldum.

Yol Kenarındaki Büyük Sürpriz

Şimdi gelelim başka bir misafirperverliğe… Hani amcamı dinleyip bir yere gitmiş ve geri dönüş yolunda kıtanın en kötü hamburgerlerinden birini yediğim bir nokta vardı ya, orada bir çift ile tanışmıştım; adları Gray ve Stacey.

Yolda gidiyorum, yolun kenarında bir yazı: GÜRKAN GENÇ we’ll be on the right 5km don’t pass us” (Gürkan Genç, 5 km sonra sağda olacağız, bizi geçme).

Birileri yola benim ismimi güzelce yazıp böyle bir kâğıt bırakmış. Düşünsene, yolda ilerliyorsun ve böyle bir yazı var! Durumu anlamıyorum ama bir süre daha ilerlediğimde yolun ortasında elinde kamera olan bir adam görüyorum. Ben de kendi kameramı açıyorum. Yanına yaklaştığımda “Sağa dön,” diyor. Sağa doğru dönüyorum; onlarca kişi bir koridor oluşturmuş, beni alkışlıyorlar!

Stacey ve Gray, beni Kanada Yukon’da gördüklerinden beri internet sayfam üzerinden Garmin InReach sayesinde takip etmişler ve böyle bir organizasyon yapmışlar. Yaklaşık 200 karavancıya da haber vermişler; Denali Ulusal Parkı’nın karşı tarafındaki bu büyük alanda insanlar beni bekliyorlarmış…

Şimdi yazının bu noktasında bana sorulan şu soruyu cevaplayayım

Mental olarak yorulmadım mı?

……

Bu soru bana sorulduğunda verdiğim cevabın süresinin birkaç saniye olduğunu görürsünüz. Halbuki o birkaç saniye içinde 15 sene gözümün önünden, beynimin içinden akar gider anılar yaşanmışlıklar. Tarif edemem o duyguları, kelime karşılığı yoktur. İşte öyle bir an gelir ki; yıllara, yollara, doğa koşullarına, canlılara, ayrılıklara göğüs germiş o adam yıkılır. Kafam öne düşer, ağlarım. Gözümde gözlük; güneşin yaktığı tenimde, terimin arasında karışır o gözyaşı. Fark etmez kimse…

Bir alan hazırlamışlar; çıktım insanlara ABD ve dünya turu seyahatimde neler gördüm, onları anlattım. Akşam ateşin başında durduk, sohbet ediyoruz. Stacey gelip sarıldı:

— Anlattıkların, anlatım tarzın, kısacık zamanda öğrettiklerin çok güzeldi Gürkan. Senin bu hayaline hepimiz ortak olmak istiyoruz.

Bunu dedikten sonra, 200 kişiden benim için toplanan destek parasını uzattı. Böyle güzel bir olayı yaşattıkları için benim zaten bir talebimin olmasının imkânı yoktu, olmazdı da; bunu da bilen biliyor. Bu kıtayı metre metre kas gücü ile gezerken bana kapısını açan sofrasına davet eden Kanadalı ve Amerika Birleşik devletli herkese teşekkür ederim.

O günden bu yazıyı yazdığım güne kadar beni orada dinleyen ailelerin %40’ı hâlâ mesaj atıyor, eyaletlerine, evlerine davet ediyor; hatta “Gel, karavanı al git istediğin yere, yoruldun” diyeni bile var, teşekkür ederim. Tıpkı Güney Amerika, Afrika, Avrupa ve Asya’da destek olup unutmayan ve beni yıllardır sıkılmadan takip edenler gibi… Hepsine teşekkürler.

Öte yandan bu yazıyı yanladığım gün olan 11 Haziran 2026 da şu yaşandı. Bisikletle dünya turunu atarken Dünya kupasına denk gelmek zordur. Üstüne birde kendi ülkenin takımının katıldığı kupaya denk gelmek daha zordur. Ülkenin oynadığı ilk maç da benim gideceğim bir sonraki kıta olan Avusturalya. Yani ayarlasan bu kadar denk gelemez. Bisikletle dünya kupasına da gitmiş oldum. Bak şaka gibi.  Yıllardır yaptıklarım da ortada takip edenler çok iyi biliyor. Bisiklet federasyonuna bağlı sporcuyum. Dışişleri Bakanlığının benle ilgili genelgesi de var.

Bisiklet federasyonumuza 4 Nisan 2026 mesaj atıyorum. Benim için Futbol federasyonumuzdan bir bilet rica ederseniz vereceklerdir diye. Federasyondaki arkadaşımı da arayıp dilekçemi attım diyorum ve kendisinin genel sekreter ve Federasyon başkanımıza söylemesini rica ediyorum. Whatsapp yazışmalarımız var Mayıs ayı içinde. Bu arada Bende  ABD den çıkıp Kanada’ya giriyorum Toronto’ya doğru ilerliyorum. Bu arada Federasyon başkanına ve Genel sekretere mesajlar atıyorum geri dönen yok.  Tarihler 4 Haziran oluyor. Genel sekretere direkt whatsappdan bir mesaj atıyorum.  Kendisi bana attığı mesaj da şöyle

– Gürkan Bey Futbpol Federasyonuna sorduruyoruz, bir arkadaşımız size whatsappdan mesaj atacak.

o arkadaş bana mesaj atıyor ve kendisine siz benim dilekçeyi Futbol federasyonuna gönderdiniz mi diyorum? Ben 4 Nisan da göndermişim tarih olmuş 4 Haziran

– Gürkan Bey inanın dilekçeniz bana bugün geldi. (Bak bunun da whatsapp mesajı var)

Futbol federasyonu bisiklet federasyonuna özel bir bilet alım sayfası gönderiyor. Bu sayfada bilet 150$ . Bisiklet federasyonu da bana o sayfayı gönderiyor ve buyrun burdan işlemleri yapın diyorlar. İşlemleri yapıyorum ama ödeme sayfasının linki bisiklet federasyonun epostasına gidiyor. O gün ve sonraki günlerde ödeme linki onların epostasına gitmiyor.  Bir kaç defa soruyorum. Maçın olduğu hafta en son 10 Haziran da soruyorum hani son kez şansımı deneyeyim. Bu arada Selçok abi en azından haftasonu Toronto da bir barda birlikte seyredelim diye de başka bilet alıyor.  Mesajı 10 haziran da attığımda yetkili diyor ki.

– Keşke pazarteside mesaj atsaydınız o zaman gelen mesajı erkenden size atardık.

(Arkadaşım beni biliyorsun bu mesajı beklediğimi biliyorsun. Kaç defa mesaj atayım size.Sizee bırakıyorum bu boşluğa ne yazarsınız ……………………?)

Ve ödeme sayfasının adresini bana gönderip 150$ bana ödettiler :).. Selçok abi burada bilet alıyor , uçak biletleri oluyor  2 katı. Yahu konuşulacak konu değil değil de işte Çok keyifsiz bir şey lan, oğlum çok siktiri boktan bir durum değil mi. Bak yukarıda adam

Nehir kenarında durup mola verdim. Öğle yemeğimde hem doğayı hem de nehri seyredeceğim. Bu sırada kayak-kano yapmaya gelen turistler de oldu. Yemek yerken fıstık ezmemi de yemeye başladım. Sosyal medya sayfama da “Ulan keşke fındık ezmem olsaydı,” yazdım. Bir mesaj geldi, Utkan’dan:

— Gürkan, yolda seni yakalayıp fındık ezmesi vereceğim. Geliyorum.

 

Privacy Preferences

When you visit our website, it may store information through your browser from specific services, usually in the form of cookies. Here you can change your Privacy preferences. It is worth noting that blocking some types of cookies may impact your experience on our website and the services we are able to offer.

Click to enable/disable Google Analytics tracking code.
Click to enable/disable Google Fonts.
Click to enable/disable Google Maps.
Click to enable/disable video embeds.
Web sitemiz, esas olarak 3. taraf hizmetlerinden gelen çerezleri kullanmaktadır. Çerezleri kullanmamızı kabul etmelisiniz.