• ANLIK KONUM Garmin inReach

  • 10 Ocak 2024

ABD vizesini almaya Türkiye’ye geldim ve 2023 yılı ülkemde geçti

ABD vizesini almaya Türkiye’ye geldim ve 2023 yılı ülkemde geçti

ABD vizesini almaya Türkiye’ye geldim ve 2023 yılı ülkemde geçti 1024 887 Gürkan Genç

Eveeeet nerede kalmıştık!! Bak bu cümleyi yazmayı özlemiştim.

Uzun bir aradan sonra herkese selam. Nasılsınız? Umarım bu uzun ayrılık süresince herkesin sağlığı sıhhati yerinde kalmıştır. Çünkü dünya turuma devam ediyorum. Daha önceki yazımda da dediğim gibi zorunluğu kaldığım için ülkeye dönmüştüm.

Türkiye’de geçirdiğim süre zarfında “Abi dünya turu bitti mi?” sözü en fazla duyduğum cümleydi. Bir de bu uzun serüvenim sırasında ara ara Türkiye’ye döndüğümü sanan arkadaşlar da var. “Ooo abi gene gelmişsin ülkeye” Yapmayın arkadaşlar. Yok öyle bir durum. Zorunlu kalmadığım sürece neden döneyim ülkeye? Çok sert şekilde her koşulda her ülkede herşeyi hayalleri için bırakıp gitmesini çok iyi bilen biri neden geri dönsün?

30 Aralık 2023 ülkeden vizelerimi de almış şekilde tekrar Kolombiya’ya döndüm.  Peki Türkiye nasıl geçti ve Kolombiya’dan sonra ne yapacağım?

  • Türkiye nasıl mı?…

31 Aralık 2022 akşamı kardeşim havalimanından geldi aldı. Sağolsun Recep Girişmen şirketinden bir dobloyu kardeşime verdi (Recep kim? Ara ara diğer yazılarda bahsi geçer. Lise arkadaşım)

İki bisikletimi de getirdim. Hem Kolombiya’da pandemi döneminde halkla birlikte sürdüğüm Kron RC3000 bisikleti (yarış bisikleti), hem de Kron GG1 tur bisikletimi. İkisini de bir kutuya sıkıştırmayı başardım. Kolombiya’da THY kargo şefi Yusuf da sağolsun bana çok yardımcı oldu.  Sonuç Türkiye’deyiz.

Tabi yılbaşı gecesinde de gelince annem sofrayı ayrı bir donatmıştı. Gelmeden önce hep ne diyordum? “Bana zeytinyağlı dolma veya sarma yapanın evine misafir olurum.” En sevdiğim yemeklerdi ve özlemiştim. Baş köşede duruyorlardı. Havalimanından eve geçmeden önce 100’lük bir rakı alayım dedim. Rakı reyonuna bir gittim ki neyi alacağımı şaşırdım. Rakının o kadar çok çeşidi çıkmış ki .

         –        Aloo Gürhan, len hangi rakıyı içiyorsunuz ne alayım burdan?

         –        Abi boş ver ordan almana gerek yok, zaten iç piyasadan pek bir farkı yok. Üçün beşin hesabını yapıp taşımana değmez.

Harbiden de öyleymiş. Bak bak bir de şu olayı hiç unutmayacağım. İstanbul dış hatlarda simit sarayını gördüm:

         –        Anaaaamm simit!

Koşa koşa hemen bir tane aldım. Reyondan alır almaz da ısırdım. Ardından:

         –        Kardeş ne kadar?

         –        25 TL abi.  (31 Aralık 2022)

5 saniye falan adamın suratına mal mal baktım.

         –        Abi ne zamandır ülkede yoksun?

         –        Uzun zamandır..

Ankara Havalimanı’nda kardeşimle sarıldık falan filan…

         –        La Gürhan simite 25 TL verdim. 1 simit 25 TL. Olum Kolombiya’da 65 TL’ye öğlen yemeği yiyorum, 200 gr eti de içinde. Bu ne ?

         –        Türkiye’ye hoş geldin abi!

Türkiye macerası başlamış oldu. Akşam kurulan sofraya annem, kardeşim Gürhan ve diğer kardeşim Alper ve kız arkadaşı Bleda ablası Almula da oturdu. Hepimiz gençlik yıllarımızdan beri arkadaşız. Anlatacak o kadar çok şey var ki Türkiye’de kaldığım süreye sığmaz hepsini anlatmak, hatta anlat(a)mayacaklarım da var. Bu arada masadaki muhabbette Türkiye’de neyle karşılaşacağımı da anlatıyorlar. Öte yandan önümüzdeki Cumhurbaşkanlığı seçiminde AKP’nin kaybedeceği ve CHP’nin kazanacağını da söylüyorlar veya başka adayları da konuşuyorlar. Bir süre onları dinledim.

Bu yazıyı okuyanların şunu bilmesini isterim. Ülkemin hiçbir partisi Gürkan Genç’i bağlamaz. Bu seyahat boyunca yaptıklarım ve seyahat sonrasında yapacaklarım ülkemin gençliği içindir. Sağ – sol vs vs beni zerre ilgilendirmediği gibi bir tarafın adamı yapmaya çalışanlara net cevabım olsun. Seyahat ettiğim süre boyunca bisikletimin arkasında TÜRK bayrağı dalgalanacaktır. 1923’de yol çizilmiştir. Uğraşım, istek ve arzum sadece bu topraklarda yaşayan insanlara bir seyyah olarak objektif bir şekilde, şov yapmadan kendi yorumumla dünyayı ve gördüklerimi aktarabilmektir. Bunu yaparken de elimdeki imkanları en iyi şekilde kullanarak gençlere yardım etmek istiyorum. Öncelikli hedefim Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Spor Bakanı olmaktır.

Masadaki sohbeti dinledikten sonra şunları söyledim:

         –        10 senede benim bildiğim Anadolu değişmiş olmalı ki, siz bu kadar emin konuşuyorsunuz.

         –        Yok Gürkan bu sefer Türkiye bildiğin gibi değil. Ekonomik kriz herkesi inanılmaz zorluyor. Bu yüzden bu seferki seçim farklı olacaktır.

Masaya şöyle bir baktım herkes aynı fikirdeydi. Anneme dönüp:

         –        Anne beni çok iyi bilirsin, verdiğim sözleri hep tuttum di mi?

         –        Evet oğlum.

         –        O halde şu cümleyi söyleyeyim; tarih 31 Aralık 2022. Ak Parti hükümeti önümüzdeki Mayıs ayı seçimlerini kaybederse sana söz veriyorum bisikletle dünya turumu bitiriyorum. Türkiye’den gitmeyeceğim.

Masada bir anda sessizlik oldu. Çok net biriyimdir, lafı eğip bükmem. Yanlış yaparsam da yanlış yaptım özür dilerim derim. Evetim evet, hayırım hayırdır. Boş konuşmayı ve sallamayı sevmem. Komplo teorileri ile alakam olmaz. Oturduğum yerden edebiyat yapmam, tarih yazmam, birilerinin peşinde kendi ilke ve doğrularımdan vazgeçip koşturmam, birisi için aşkımdan ölsem de peşinden koşturmam!

         –        Oğlum sen ne diyorsun? O kadar net mi?

         –        Söz verdim. Dünya turuna devam etmeyeceğim. O kadar net!

Hahaha annem o günden sonra ülke problemlerini unutmuş, sadece benim gitmemem için dua etmiştir hiç şüphem yok, ama ispatlayamam. Hatta o gün masada dediğim her şey tek tek gerçekleşti. Gelecekte de ne olacağını da bizimkilere söyledim.

Ben bir ekonomist, siyasetçi, politikacı, herhangi bir partinin üyesi miyim? Hayır. Gürkan Genç hem ülkesini, hem de dünyayı metre metre gezen bir seyyah, kendi halkı ve  başka devletlerin halkları ile bir araya gelip gözlem yapan biri, aynen örnek aldığı seyyah gibi!

Rahmi Koç ile Mayıs 2011’de Çengel Han müzesinde yemek yerken şahsıma şu sözü söylemişti: “Peki Gürkan ne yaptığının tam olarak farkında mısın?’’

Yazılarımı ve konuşmalarımı “olgulara” dayandırırım. Bu da ancak sahayı metre metre gezmekle mümkün oluyor.  Gezdiğim yerin tarihini bilip, metre metre gezip, bölge ile alakalı kitaplar okuduktan sonra kendi yorumumla harmanlayarak anlatıp yazıyorum. Yaklaşık 1 sene Türkiye’de kaldım, kısmen bir şeyleri birilerine anlattım. Karşımdaki insanların soruları ile de her daim sohbeti zenginleştirdim.

Sonuç olarak dünya turuma devam ediyorum nokta.

10 sene Türkiye de bulunma, arkadaşlarını hiç görme, ilk bir ay nasıl geçti var yaaaa… Yemin ediyorum bir noktadan sonra artık gece ve gündüz dışarı çıkmak istemiyorum, yemek yemek istemiyorum diye haykırdım.  Ama ne hacet imkan yok. Aralık ayında Kolombiya’da 3.300 km bisiklet sürmüşüm. Ocak ayında Ankara da sadece 300 km sürebilmişim. Havanın soğuk veya yağışlı olmasından değil haa, dengem şaştı. 21:00 dedin mi yatan bir adamken gece 00:00 – 03:00 gibi yatmaya başlayınca bir sonraki güne malak gibi başlıyordum.  Koldaki Garmin Fenix6 sürekli uyarıyor. (Bu saati şu an başka bir sporcu kullanıyor ben Garmin Enduro 2 kullanıyorum)

         –        Spor yapamayacak durumda değilsin, yeterli dinlenmeyi gerçekleştiremedin.

         –        Sanal koç ya. Sen öyle diyorsan yapmayız.

Baktım durumu kurtaramayacağız en azından spor salonuna yazılayım dedim. Evin hemen yanında Erdal İnönü Yüzme Havuzu ve Spor Salonu vardı, gittim oraya yazıldım. Bisiklet süremediğim dönemlerde en azından beden hareket etmiş olurdu.

Mesleki hastalığım ortaya çıktı. Hayırdır kardeş senin meslek neydi? Pisiklettttçiiiiii…….

Lan bir yürü git öyle meslek mi olur? Sigortası emekliliği nerde? Al sana fıkra gibi bir olay daha. Bisikletle dünyayı gezerken EYT vurdu. Burda kızabilirsiniz, sinerlenebilirsiniz. Dünya turuma baba parası ile çıkmadım, dünya turuma devletin parası ile çıkmadım, dünya turuma evim vardı da onu kiraya vererek de çıkmadım, dünya turumu youtube geleri ile yapmadım veya emekli maaşım ile de çıkmadım. Kendime bir internet sayfası açtım anılarımı yazdım, zamanla bazı firmaların ürünlerinin yüzü oldum veya birlikte çalışmaya başladım ki hala da o şekilde devam ediyorum. Her hava koşulunda, her coğrafyada bedenimi kullanarak bisiklet sürerek ve anılarımı yazarak okuyucuların ve firmaların güvenini kazanarak 14 yıldır kendi yolumda ilerledim. Geldiğim noktaya da şükür ediyorum ve inanıyorum ki daha iyisini de yapacağım, yapmalıyım da, hayalimi gerçekleştirmek için yapmalıyım. Bunun için yaşıyorum.

Peki bendeki mesleki hastalık nedir? Yüksek tansiyon çıktı. Profesyonel sporcularda görülen bir hastalık. Ailemde yüksek tansiyon hastası yok. Fakat yıllardır sabah 6’da kalkıp tüm gün ortalama 130 nabızla bisiklet sürücünce kalp kasında bazı değişimler oluyor.

Şu an mesela spor yapmadığım zamanlarda tansiyonum yükseliyor. Spor yaptığımda tansiyonum düşüyor. İlaç kullanmaya da başladım. Ne yani turu mu bırakacağım? Yok öyle bir şey dediğim gibi devam.  Doktor kontrolünden de geçiyorum her 6 ay. Merak etmeyin artık daha iyim 1 yıl sonunda herşey normale döndü.

Türkiye’ye geldiğimde ilk yaptığım işlerden biri hemen kardeşimle hamama gitmek oldu. Hamam çıkışı kendisi ile halk otobüsüne bindik ve kardeşime şunu dedim:

         –        Canım kardeşim görüldüğü üzere Türkiye’de sanıldığı kadar da ünlü biri değilim. Sokakta hiç kimse beni tanımıyor. Sadece çok küçük bir kitleye hitap eden biriyim yazılarım veya paylaşımlarımda.

Bu cümleyi dedikten sonra yanıma bir kadın yanaştı. Yüzünde maskesi vardı:

         –        Pardon Gürkan Genç misin?

         –        Evet buyrun.

         –        Gürkan ben ilkokul öğretmenin Nilgün hocan.

Kardeşim ve ben kısa süreli bir şok yaşadık. Hemen o hafta sonu öğretmenim aracılığı ile ilkokul arkadaşlarımla buluşup bir yemek organize ettik.

Gama Holding’in Yönetim kurulu başkanı Ömer Tunçata ile bir araya geldik. O akşam yanımızda Japonya’dan gelen Erol abi de vardı. Son 2 senedir o da yaptığım seyahati internet üzerinden takip ediyordu.

Hem şirket olarak dünya turuna sponsor olmak istediğini söyledi hem de şirketinde sunum vermemi istedi sağolsun. Ömer abi enteresan bir CEO, 64 yaşında, benimle beraber Alaska’da bisiklet yarışına katılmak istiyor. Umarım o hayalini gerçekleştirebiliriz. Bu arada Gama Holding de sunum verdim ve çalışanlar tarafından beğenildiğini de düşünüyorum.Sponsorluk konusunda tekliflerini kabul etmediğim için anlaşma sağlamayadık. Fakat Ömer abimin yeri her zaman ayrıdır. İnşallah Alaska da da birlikte pedallarız

Dünya turuna çıkmadan önce hazırlıklarımı ve antremanlarımı yaptığım Eymir Gölü’nde kışın da olsa sürüşlerime devam ettim. Hiçbir değişiklik yoktu, sanki 10 yılda hiç ağaç büyümemiş veya yeni ağaçlandırma alanı eklenmemiş gibiydi. Sadece gölün bir tarafı asfaltlanmış diğer tarafı asfaltlanmamıştı. Üstelik kaldığım süre boyunca, neredeyse 1 sene diğer tarafı da asfaltlamadılar. Paylaşımlı bisiklet yolu işaretleri de yapmamışlar, Gölbaşı tarafına da saçma sapan bir bisiklet yolu yapılmış yarım bırakılmış. Gölbaşı Belediyesi’ne gidip neden bu durumların bu şekilde olduğunu sordum. Aldığım cevapları şuraya yazmak bile istemiyorum. Tek dediğim şey “Anlaşıldı bu ülkede ya vatandaş beni spor bakanı yapacak , ya spor bakanı yapacak başka yolu yok.” Ben bunu böyle yazıyorum bunu dillendirip tüm Türkiye’ye yaymak sizin elinizde tabi beni o mevkiye layık görüyorsunuz. (Bu arada ben hem bir sporcu hem de bir işletmeciyim, aynı zamanda iletişim fakültesi mezunu bunları da buraya yazalım)

Bisiklete ilk başladığımda yanımda Funda, Tansel, Akın, Bahadır, Mehmet, Adnan abi ve daha niceleri vardı. Ankara’da Perşembe akşamları sürüşler yapardık. Onlarla bir araya gelip yolculuğu anlatım. Tabi mekanımız Damla pastanesiydi. Sonrasında da defalarca buluştuk sohbetler ettik. Çok özlemişim hepsini bendeki yerleri ayrıdır bu tayfanın.

Derkeeeen okul sunumlarına giriştim. İnternet üzerinden zaten sunumlar veriyordum. Fakat Türkiye’de öğrencilerin karşısına kanlı canlı bisikletimle çıkmak bambaşka bir olay. Ankara’da hemen hemen bütün büyük kolejlere gittim. Devlet okullarından o kadar fazla talep gelmiyordu. Buna rağmen Meslek, Anadolu ve İmam Hatip okullarına elimden geldiğince gittim. Neden gelmiyor biliyor musunuz?

Çünkü okulun Müdürü taşın altına elini koyup beni araştırıp bu adam kim neler anlatıyor acaba demiyor ve çocukların karşına çıkıp yanlış şeyler anlatacağımdan korkuyorlardı. 2023 – 2024 yıllarında beni okullarına davet eden tüm öğretmenlerimize selaaaam olsun. Sizler iyi ki varsınız…..

(Fotoğrafı çeken kendisidir, Fotoğrafını koymuyorum bir de azar işitmeyelim)

Bu sunumlardan birinde bir öğretmene aşık oldum. Ne yapacağımı da bilemedim. Bizi tanıştıranlara da kızgın değilim. İyi ki de tanıştırmışlar. Yıllarca yolda kazandığım tecrübeler doğrultusunda, üzülmemek için ördüğüm duvarları kimse için yıkamam. Yolda olmak, yaşanılanlardan etkilenmek, özlemler, kaçırılan anlar bir yana odaklandığım konular da çok başka oluyor. İlişkilerim de bunun ağır etkilerinin olması da normal. Bu yüzden de ilişkiler konusunda iyi biri değilim.

Eh hal böyle olunca bir süre sonra kendisi haklı olarak ilişkiyi bitirmek istedi. Yıllar  önce başlayıp bir çok şeyi feda ettiğim böyle bir turda tabiki de sevdiğim bir kadına bir vaat, umut veya bekle beni demiyorum. Birlikte yürümeyi veya pedallamayı beceremediğim birinin de peşinden koşturacak biri de olmadım, olamamda bencillik etmiş olurum.

Japonya’ya pedal çevireceğim dediğim o zamanlar yanımda iki adam vardı. Biri Enes diğeri de Onur. “Lan ben Japonya’ya bisikletle gideceğim” dediğimde Onur elimdeki bira şişesine bakıp “Hangi marka bu, ne var içinde ver bakayım” demişti. Enes de şöyle bir bakıp yapabilirsin demişti ama bir sürü detay saymıştı imkansız değil, diyip noktayı koymuştu. Sonuç Ankara’da gene bir araya gelmiştik. Sağlığınıza gençler.

         –        Gürhan, Alper size yemin ederim şu an Ankara’da Kolombiya’nın başkenti Bogota’dan daha fazla kahve dükkanı var. Arabica kahve çekirdeklerinin üretildiği bir numaralı ülkenin başkentinde yok len bu kadar kahve dükkanı.

Evet bu konu çok enteresandı. Kahve konusuna önümüzdeki dönemlerde uzun uzun gireceğim, anlatacağım. Türkiye’deki gözlemlerim de yer alacak.

Anlar ve anılar off ne kadar çok şey var anlatacak. Mesela bir olay var ki Netflix’e film çıkar…..

Yan yana gelmişsin, 96 yılında aynı dershanedesin. Görüyorsun ama konuşamıyorsun, neden çünkü özgüven olmadığı için konuşamıyorum kızla, aylarca bakmışsın öyle. Yıllar geçiyor Asya’da denk geliyorsun, yıllar geçiyor, Avrupa’da denk geliyorsun, Afrika’da konuşuyorsun. Sonrası yok…. Ankara’da tesadüfler sonunda denk geliyorsun, bir öğreniyorsun ki lise ikinci sınıfta platonik aşık olduğun kadının ta kendisi… Şakaaaa len bu kadar olmaz diyorsun ama oluyor işte. Sonuç? Herkes kendi yolunda yürümeye devam ediyor… Hayat işte böyle bir şey; beklemediğin anda vuruyor sana. Şimdilik bu sonucunun bir önemi yok bakalım gelecek neler gösterecek. Yukarıda dediğim gibi dünya turum devam ediyor, bitene kadar da böyle olacak. Bir gün ben bitti diyene kadar. Dudaklarımdan o kelimeleri akıp gidecek…

Sadece okullarda veya şirketlerde değil, halka açık sunumlar da yaptım. Ankara, İzmir, İstanbul, Kırklareli ve Adana şehrimizde.. Bunların en kalabalığı Ankara olmuştu. Beklediğim gibi…

Okul sunumları 6-7-8-9-10-11-12. sınıf öğrencilerine ücretsiz yapıyorum. Bunu internetten de yapmaya devam ediyorum. 1- 2-3-4-5 sınıflar için tek bir şartım var. Bu çocuklara “Demir Atlı Adam” çocuk kitaplarını okutun lütfen. Bir iki okul davet etti bunu söyledim. Çocuklar o kitapları tabi ki yıl ortasında alamazdı. Ailelere ne denecekti di mi?

Üniversite öğrencilerine 2016 dan beri yapmıyordum. 2023 Eylül ayında Etisan Holding (Üniversitelerde ki ödeme sistemlerini yapan firma)  bizimle yapar mısın dediler. Kariyer 101 sunumlarını onlarla yaptım Profesyonel bir konuşmacı olarak faturamı keserek Türkiye’de 4 Üniversiteyi birlikte gezdik. Bunu gören başka üniversiteler de istedi. Fakat kaşe ücretimi söyleyince kimse ikinci defa aramadı. Herkes tecrübelerimi bedavaya anlatmam, 1 sıfırdan büyüktür diyerek teklif edilen her sponsorluk anlaşmasını kabul etmem bekledi. Çok ilginç şeyler yaşadım. Hayal kırıklığı demiyorum çünkü ben uzun yıllar önce o defteri kapatmıştım. Halkımın genelinin hakkımda beyaz yakalı olsun olmasın ne düşündüğünü veya düşünebileceğini çok iyi biliyorum. Gözleriniz ele veriyor karşınızda 14 yıldır 68 ülkenin insanı ile muhattap olmuş birinin olduğunu unutuyorsunuz….

Sağolsunlar Türkiye’nin her yerinde bu sunumları isteyen oldu.

Türkiye – Japonya turu sonrası ve dünya turuna çıkmadan önce 2012 yılında Türkiye’nin dört bir yanında üniversiteler için sunum verdiğimde 2.500 dolar sponsordan ücret almıştım. O zaman 1$= 1.70₺ . Günümüzde ise bırakın şehir şehir gezmeyi, özel şirketin beni çağırıp şirketinde sunum verdirmesi bile onlar için bir külfet olarak görüldü. Elimdeki imkan ve zaman da belli, maalesef şehir şehir gezecek bir bütçem veya zamanım da olmadı ve davetlere gidemedim.

Sunumların ilkini Ankara’da  Ömer Uçman abim sayesinde Musa Göçmen Orkestra Salonu’nda gerçekleştirdik, 380 kişi katıldı.

İkincisini Ankara Cafe Bien’de. “Dünya turu +18” dedik ve tamamen bir sahne şovuna dönüştü hem ben hem katılımcılar çok güldük.  Bunun biletli ve paralı yapılması şart herkes dinlemeli denmişti zamanım olmadı.

Üçüncüsü İstanbul’da oldu, belediye salonunda yaptık arkadaşım Şükriye o belediye salonunu ayarladı. 180 kişi katıldı. Bak burda ben ne beklerdim biliyor musunuz? Kron Bisiklet, Garmin Türkiye, The North Face Türkiye bir araya gelip devasa bir organizasyon yapabilirlerdi. Bunun olmamasına üzgünüm….

Dördüncüsü İzmir, 120 kişi. Sonrasında

Adana’da yaklaşık 50 kişi katıldı

Kırklareli’nde de 50 kişi

Samsun’da 40 kişi

Merzifonda 40 kişi

Çorum’da 30 kişi

Ordu da 40 kişi

Kayseri de 50 kişi

Bunun dışında Türkiye’de bulunduğum süre zarfında 56 okuldaki öğrenciye anılarımı yüz yüze anlatma imkanım oldu, toplamda 10.000’in üzerinde öğrenciye ulaşmayı başardım. Bisikletle dünya turunu anlatmadım. Onlara gezin de demedim! İnsanlığın geleceği için ne yapılmalı onu anlattım.  “Demir Atlı Adam” kitaplarım için de Ankara, İzmir, İstanbul, Adana ve Bodrum’daiki defa imza günleri yaptım.

Bunlarla birlikte bisikletimle Anadolu turu yapıp, Ege’yi lise arkadaşımla bisikletle gezdim.Yıllardır sürdürdüğüm Genç Kaşiflere ilk defa kendim de katıldım. Var olan sponsorlukları yeniledim, yeni sponsorluklar oldu. Ankara Belediye Başkanı Mansur Yavaş ile tanıştım.

Evet anlatacak çok şey var. İkinci bölüm de devam edeyim. Artık bunları yazacak zamanım var. Bogota’ya geri döndüm.

Privacy Preferences

When you visit our website, it may store information through your browser from specific services, usually in the form of cookies. Here you can change your Privacy preferences. It is worth noting that blocking some types of cookies may impact your experience on our website and the services we are able to offer.

Click to enable/disable Google Analytics tracking code.
Click to enable/disable Google Fonts.
Click to enable/disable Google Maps.
Click to enable/disable video embeds.
Web sitemiz, esas olarak 3. taraf hizmetlerinden gelen çerezleri kullanmaktadır. Çerezleri kullanmamızı kabul etmelisiniz.